Aşk nasıl bir şeydi unutmuştum. Bir kadına bu kadar imkânsızmışçasına tutulmanın ne demek olduğunu unutmuştum. Hatta unutmak yanlış bir söylem olur. Bilmiyordum. Bu kadar aşık olmayı bile bilmiyordum. Yaşımın getirdiği bir şey olsa gerek herhalde. İnsan yaşlandıkça zekası biraz daha gelişiyor. Biraz daha olgunlaşıyor. Belki de duygularını bile daha dolu yaşıyor. Ben de çok olmasa bile biraz yaşımı almaya başladım. En azından seneler öncesine göre daha yaşlıyım. Kim bilir 40 50 yaşına gelince nasıl olacağım. Gönül istiyor ki o yaşlarımda da şu anki aşık olduğum kadın ile beraber olayım ve onu her zamankinden daha da çok seveyim. Çok şey mi istiyorum? Hiç sanmıyorum. Tekil düşünmeye çalışmıyorum ama onu istiyorum ve beraber çok da mutlu olacağımızı düşünüyorum. Neden olmasın ki? Ağzından çıkan her kelimede onu daha da çok seviyorum. Kelimeler değil midir zaten bizim aramızda köprü kuran? Bizleri birbirimize bağlayan? Bakışlar, dokunuşlar hep ardından gelir kelimelerin. Tabii bakışların biraz istisnai durumları olur ama asıl kelimelerden sonra daha büyük anlam kazanır bakışlar. Sevgi zaten büyük bir bütündür. Bunların hepsini içine alır. Hepsiyle birer anlam kazanır. Birkaçı eksik olsa yarım kalır sevgi. Yarım bırakmamak lazım. Sevginin bütün gerekliliklerini yerine getirip gönülleri hoş tutmak lazım. Hayatın türlü zamanları, oyunları olacak önümüzde. Kötü zamanlar olacak. Trajediler bile belki olacak. Ama her şeyden güçlü bir sevginiz varsa zaten gerekli tek silaha sahipsiniz. Beraber atan iki kalbin önünde ne durabilir? Ne kadar da güzel bir laf. Beraber atan iki kalp. Bazen mecazlar anlatır en iyi duyguyu. Hani bir şey hissedersin ama kelimelere dökemezsin. Genelde o zaman mecazlar yetişir imdada. Bazen de tüm kelimeler kifayetsiz kalır. Yanar o zaman gönül. Anlatamaz derdini. Heba olur. Aslında tek ilacı bir eli tutmaktır çoğu zaman. Bir sarılma söndürür tüm yangını. Dindirir tüm acıyı. Aşk acısı diye boşuna demiyorlar. İnsan acı çekiyor. Zorlanıyor. Geçen zaman, dakikalar, saatler öyle bir canını acıtıyor ki insanın, tarifi yok. İşte ben de böyle aşık oldum aslında. Onun yanında geçen zaman sadece anlam ifade ediyor bana. Onun dışında her zaman hasret yiyip bitiriyor beni içeriden. Öyle bir zaman ve mekândayız ki elden anca bu geliyor. Ama zaman ilerledikçe başaracağım. Biliyorum. O benim için, ben onun içinim. Elbet gün gelecek hepsi, çekilen bütün sıkıntılarım sadece hoş bir anı olacak. Beni o günlere taşıyan elzem yaşantılar olacaklar. O güne kadar ben de onun yanına gidip gözlerine bakmaya devam edeceğim.
25 Ocak 2022
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Küb
Kapından girdiğim günün hatırası odanın kokusu Üzerime sindi o günden sonra aşkımızın büyüsü Biliyordum başından beri sensin ruhumun coşkus...
-
Hayatımın en büyük sırrıydı hayatımın aşkı Bilmeden kendimi, savruldum rüzgarlarla Şimdi tüm sırlar aydınlandı, nihayete ulaştı Seni buldum ...
-
Öbür ucundayım ülkenin Senden alabildiğine uzak Geçtikçe güneşi günlerin Bana mutlu olmak yasak Akşamın hüznü vurmuş Buranın yalnız kumsalın...
-
Değmez gözüme yağan yağmur Saklansa bile katreler arasında Nafile zaten aksa da heba olur Seni bana getirmedikten sonra Tutuldum sadece konu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder